google.com, pub-5916757750940456, DIRECT, f08c47fec0942fa0 Cemaate namaz kıldırıcak bir imamın niyetini nasıl yapması gerekir Namazda Niyet google.com, pub-5916757750940456, DIRECT, f08c47fec0942fa0


Cemaate namaz kıldırıcak bir imamın niyetini nasıl yapması gerekir Namazda Niyet

Cemaate namaz kıldırıcak bir imamın niyetini nasıl yapması gerekir Namazda Niyet İmam olacak zat mesela öğle namazını kıldıracağı vakit: “Niyet ettim bu günkü öğle namazını kılmaya, cemaate imam olmaya.” şeklinde niyet eder. Esasında imamlığa niyet etmesi şart değildir. Ancak arkasında kadın cemaat de varsa namazlarda niyet de şarttır. ÅžĆ¶yle ki: Niyet aslen bir azimden ve kesin bir iradeden ibarettir. Kalbin bir şeye karar vermesi ve bir işin ne iƧin yapıldığını düşünmeksizin bilmesi demektir.

Namazla ilgili niyet, Yüce Allah’ın rızası iƧin ihlasla namazı kılmayı istemek ve hangi namazın kılınacağını bilmektir. Yapılan işlerin ƶnemleri ve sevapları niyetlere gƶredir. İnsanın niyeti halis (sırf Allah rızası iƧin) olmalıdır. İnsan yapacağı bir ibadeti şuurlu bir halde yapmalıdır. Yapacağı işle, Allah rızası gibi, yüksek bir gaye gƶzetmeli ve gaflet iƧinde bulunmamalıdır.

Niyet kalbe aittir. Bununla beraber kalp ile niyet yapıldıktan sonra dil ile de sƶylenmesi daha iyidir. Bir insan başlayacağı bir namaza, kalp ile niyet edip de dili ile bir şey sƶylemese, o namazı caiz olur. Fakat kalp ile niyet etmekle beraber “şu vaktin farzını veya sünnetini kılmaya niyet ettim” demesi, daha iyidir. Bu şekilde, hem kalp, hem de dil ile niyet edilmesi, sahih olan gƶrüşe gƶre müstehabdır. Kalben niyet olmaksızın dil ile yapılan niyet sahih değildir.

Farz namazlarla bayram ve vitir namazlarından bunları yerine getirirken hangi vakitler olduğunu belirlemek gerekir: “Bugünkü sabah namazına” veya “Bugünkü cuma namazına, bugünkü vitir namazına, bugünkü bayram namazına” diye niyet edilir. Yalnız farz namaza niyet etmek yeterli değildir. Bƶyle bir niyetle farz namazları tayin edilmiş olmaz. Fakat hangi namaz olduğu belirlenmeksizin vakit iƧinde: “Bu vaktin farzını kılmaya” diye niyet edilmesi kafi gelir. Rekatların sayısını anmaya gerek yoktur. Yalnız cuma namazı bƶyle değildir; onu vaktin farzı niyeti ile kılmak olmaz; çünkü asıl vakit öğlenindir, cumanın değildir.

Nafile namazlara gelince: Bunlarda sadece namaza niyet etmek kafidir. Fakat şu vaktin ilk sünnetine veya son sünnetine niyet ettim, diye de kılınırlar. Bu namazların müekked veya gayri müekked olduklarını belirlemeye de gerek yoktur. Ancak teravih namazı iƧin: “Teravih namazını veya vaktin sünnetini kılmaya niyet ettim.” demelidir, ihtiyat olan budur.

Cemaate yetişip de, imamın farzı mı, yoksa teravihi mi kıldığını bilmeyen kimse, farza niyet ederek imama uyar. Eğer imam farzı kılıyordu ise, uyanın da farzı sahih olur. Eğer imam teravih namazını kılıyordu ise, ona uyan o kimsenin namazı nafile yerine geçer. Yatsı namazından önce teravih kılınamayacağı için, teravih yerine geçmez.

Niyetin tekbir alma zamanına yakın olması daha faziletlidir. Daha önce de niyet edilebilir; yeter ki, niyet ile tekbir arasında namaza aykırı bir hal bulunmuş olmasın.

Ɩrnek: Bir kimse abdest alırken herhangi bir namazı kılmaya niyet etse, sonra namaza aykırı düşen yiyip iƧmek ve konuşmak gibi bir işte bulunmadan namaz yerine varıp namaza başlasa sahih olur. Bu arada hatırına o niyet gelmese dahi yine namazı sahih olur. Fakat tekbirden sonra yapılacak bir niyet ile namaz sahih olmaz. Tercih edilen gƶrüş budur. Diğer bir gƶrüşe gƶre, tekbir aldıktan sonra, Sübhaneke ve Eüzü’den ƶnce yapılacak niyetle de namaz caiz olur. (İmam ŞafiĆ®’ye gƶre, niyetin tekbire yakın yapılması şarttır.)

Bir kimse, bir vaktin farzına niyet ederek namaza başlayıp da sonra nafile kılıyormuş gibi bir zanla namazı tamamlasa, bu namazı o farzdan sayılır. Çünkü namazın sonuna kadar niyetin hatırlanması şart değildir.

Bir kimse nafileye niyet ederek tekbir aldıktan sonra farza niyet ederek tekrar tekbir alsa, farz namaza başlamış olur. Aksi de böyledir.

Yine bir kimse öğle namazının farzına niyet ederek bir rekat kıldıktan sonra, ikindi namazının farzına veya bir nafile namaza niyet ederek tekrar tekbir alsa, öğle namazını bozmuş olur ve ikinci niyete göre namaza başlamış sayılır.

Cemaat halinde imama uyulduğu zaman da niyet edilmesi lĆ¢zımdır. “Bugünkü öğle namazının farzını kılmaya niyet ettim; uydum bu imama” denir. Bu şekilde bir niyet yapılmazsa, imama uymak sahih olmaz.

Bir kimse namaza tek başına başlamışken imama uymaya niyet ederek diliyle tekrar tekbir alsa, önceki namazını bozmuş ve imama uymuş olur.

İmama uyan kimsenin kılacağı namazı belirtmeksizin yalnız: “İmama uydum” veya “iktida ettim” diye niyet etmesi, üstün tutulan gƶrüşe gƶre yeterli değildir. “İmamla beraber namaz kılmaya niyet ettim” denilmesi de bƶyledir.

Bir kimse imama uymaya niyet edip namaza başladığı halde, imam henüz namaza başlamamış bulunsa bu uyuş, sahih olmamış olur. Hatta “Allah” veya “Ekber” kelimesini imam daha bitirmeden kendisi bitirse yine imama uymuş olmaz. Fakat ikinci kere olarak tekbir alsa bununla imama uymuş olur.

(Ɩmer Nasuhi Bilmen, Büyük İslam İlmihĆ¢li)