SAF (ÖZ) ŞİİRİN ÖZELLİKLERİ:

SAF (ÖZ) ŞİİRİN ÖZELLİKLERİ:

1.Saf şiir anlayışı Paul Valery’nin şiirde dili her şeyin üstünde tutan görüşünden hareket eder.

2.Şairler, Batı edebiyatından Paul Valery,Stephane Mallerme ve Divan şiirinin biçimci yapısından bir hayli etkilenmişlerdir.

3.Türk edebiyatında “Saf Şiir” eğilimi Ahmet Haşim’in “Şiir Hakkında Bazı Mülahazalar” adlı makalesiyle (Türk edebiyatında ilk poetika örneği kabul edilir.) başlar.

4.Sanatın bir form sorunu olduğuna inanan bu şairler için önemli olan iyi ve güzel şiir yazmaktır.

5.Bu anlayışla kendilerine özgü özel bir imge düzeni oluştururlar. Özgün ve yaratıcı olan bu imgeler, dilin mantığına uygun ve dilin anlam alanını genişletip dile yeni olanaklar sunacak bir yapıya sahiptir.

6.Dilde saflaşma düşüncesi, kendini rahat şiir yazma şeklinde başat öğe olarak gösterir. Şiirsel söylemin zirvesine ulaşmak düşüncesiyle dilin yücelişi paralellik gösterir.

7.Şiirde her türlü ideolojik sapmanın dışında kalarak sadece okuyucuda estetik haz uyandıran şiir yazma eğilimi, bu şairleri her türlü mektepleşme eğiliminin dışında kalıp müstakil şahsiyetler olarak şiir yazmaya yöneltmiştir.

8.Şiiri soylu bir sanat olarak kabul eden bu şairlerde düşsel(hayali) ve bireysel yön ağır basar.

9.İçsel ve bireyci bir yaklaşımla evrensel insan tecrübesini dile getirirler.

10.Şiirde ahenk, söyleyiş tarzı, ritim, kafiye, iç kafiye vb. ile sağlanır.

11.Saf şiir anlayışında estetik tavır ön plandadır.

12.Bu anlayıştaki şairler didaktik bilgiden uzak durup; bir şey öğretmeyi değil, musikiyle ya da musikinin çağrıştırdığı, uyandırdığı imgelerle insanın estetik duyarlılığını doyurmayı amaç edinirler.

13.Kısacası bu şairler şiirde anlama fazla önem vermezler. Anlaşılmak için değil; duyulmak, hissedilmek için şiir yazarlar.

14.Şiirde biçim endişesi duyan bu şairlerde dize ve dil baş tacıdır. Disiplinli çalışarak mükemmele varan halis şiir yazma endişesi kendini hissettirir.

15.Gizemsellik, simgecilik, bireysellik, ruh, ölüm, masal, rüya, mit temalarının yoğunca işlendiği bu şiirler zekâ ve bilincin disipliniyle bütünleştirilerek yazılmıştır.

16.Serbest şiiri tercih etmezler.

17.Şiirde yerli unsurlara pek yer vermezler.

18.Şairler, şiire özgü düşsel bir âlem kurmuşlardır.

19.Bu dönem şiirinin oluşmasında Milli Edebiyat Dönemi şiir hareketleri etkili olmuştur.

20.Şairler daha çok sembolizm akımından etkilenmişlerdir.

21.Genellikle ölüm, yalnızlık, çocukluk gibi evrensel temaları işlemişlerdir.

22.Şiir dili, her şeyin üstündedir.

23.Sanat biçim sorunudur.

24.Kendilerine özgü bir imge düzeni var.

25.Amaç iyi ve güzel şiir yazabilmektir.

26.Dilde saflaşma, rahat bir söyleyişe ulaşmak en başta gelen amaçtır.

27.Şiir soylu bir sanat kabul edilir.

28.İnsan, içsel, bireyci yaklaşımla anlatılır.

29.En değerli şey dizedir.

30.Disiplinli bir çalışma ile saf şiir yazma endişesi vardır.

31.Şiirde müzikalite ve dize önemlidir.

32.Şiirsel söylemin zirvesine ulaşmak için dili yücelterek onu gramer kalıbından kurtarmak lazımdır.

33.Kelimeleri özgünlüğü ve yaratıcılığı kendi içinde barındıran bir imge haline getirmek lazımdır.

34.Şiiri açıklamadan, hitabetten kurtarmayı amaçladılar.

35.Bireyin duygusal yaşantısını anlattılar.

36.Hece ölçüsünü modern şiir geleneği ile birleştirmişlerdir.

37.Ahmet Haşim, Yahya Kemal Beyatlı, Ahmet Hamdi Tanpınar, Cahit Sıtkı Tarancı, Ahmet Muhip Dıranas, Behçet Necatigil, Asaf Halet Çelebi, Necip Fazıl Kısakürek, Özdemir Asaf, Fazıl Hüsnü Dağlarca, Ziya Osman Saba’da saf şiir anlayışı görülür.