EGE KELİMELERİ, EGE AĞZI (MANİSA)

ÖZAY GÖNLÜM’ÜN “NİNEMİN MEKTUBU” ADLI ÇALIŞMASI

EGE KELİMELERİ, EGE AĞZI (MANİSA)

Rahmetli Özay Gönlüm’ün Ninemin Mektubu adlı çalışmasının Manisa ağzına uyarlanmış şekli.

Amanın yavrım, geçennede bizim goca gapının önüne oturdum da fistanımı yamıyodum leen.. senin köpekçilen alirza va ya, o geçiveedi önümden. acık para göödü gâvırın domuzunun eli. Ne deelee, köpek napcek takkeyi, tingildeeken düşürüveri deye bi laf vaadır, aha o hesap. Üleen alirza! Yavrım acık gel de şu boyunu posunu görüveren deye ünnedim de dönüp bakmadı bile. Yörüyüşünü acık seninkine benzediyon da ondan ünnedim yavrım. Gelmeyince bi ağlayıveedim bi ağlayıveedim, sesimi duyan gonşulaadan Ümmüşün Cennet, güççükleen Keleş Osman’ın garısı gıdı gıdı Zeenep, Gılguyruk Zeera, Yalınayak Fadime, hepiciği geldilee de bene mana buluveediler leen. Sona Gıdı Gıdı Zeenep, haden bize gidem gözel nenem sen pek bunalmışın dedi. Bi döşşek atıveren altına, çay bişiriveren… Vaadık gari, essahtan bi döşşek atıveedi altıma gabasından.

Erkek gısmı eşşeenden garı gısmı döşşeenden belli olur deye bi laf vaadır. O hesap gömüldüm gittim döşşeğe. Sona çayımı içdim, acık darı patladıveedi, aaşam oldu, geç vakıtta tingildeye tingildeye evimize geldim. Dün de mektubunu aldım. Ormancı Ali Efendi’ye varıveedim okuyuveesin deye. Ara sıra giderin de okuyuveri sağolsun. Öğle vaktına doğru vurdum kapıyı tak tak, ses seda yok. Tam dönüp geliyodum. Garısı şıngırddanak kapıyı açtı… Domatis suratlı eğri bacaklı çirkin bişe, a gözel gızım gocan evde yok mu dedim. Ben uyuyodum kazaya gitmiş dedi.  O gideeken sen yerinden kalkmadın mı a yılık dedim. Napen benim uykum vaadı, gideese gitsin, demesin mi? Aboo dedim ortalık bi çeşit oluveemiş leen. Töbe töbe ele güne gaaşı garının dedii lafa bak. İrehmetli nenem yaamırdan sona ekilen darıdan, gocasından sona kakan garıdan hayır gelmez deedi. Zaten memur garısıyın deye gurk gurk gabarıdı bibi gibi, kibirinden bizi mizi beğenmezdi. Neese ben de dedikodu ediyon ele güne gaaşı, töbe töbe ..

Ne diyodum leen, senin Zartlak Osman’ın Hallibiraam vaa ya, yamık burunlu Çavış İsmel’in gızı Kezban’a tutulmuş da, aklını da fıydıttırıveemiş.  Oğlan istettiriyo istettiriyo, veemiyoolaa Kezban’ı. Neye veememişlee biliyon mu, onu da deveeren ben sene , çook evelden ne bilen bu Zartlak Osmannan, yamık burunlu Çavış İsmel, bi garış topraktan ötürü gavga mı etmişle ne. Sankı bi garış topraktan nolcek len. İki gönülü bi etseniz eyi olma mı leen. Kezban da Hallibiraam’ı. seviyoomuş, emme gine de veemiyolaa Kezban’ı. Senin Keziban’ın Gardeşi Iramazan vaa ya güççük bamiye, töbe töbe gocuman garya nelee sölediyoolaa len.. Abamı veemiceniz diyomuş. Bak gari lafa.. Ona bile laf düştü senin anlıceen. Taalayı daşlı yeeden gızı gardeşli yerden alcen deye bi laf vaadır emme, bu sefer o da denk gelmedi napçen gari. Ondan sona şöyle olcek böyle olcek deekene senin Hallibiram bi türkü çıkattırıverdi ortalığa amaniiin..