Ebubekir Hazım Tepeyran; «Küçük Paşa» romanı özeti

Ebubekir Hazım Tepeyran; «Küçük Paşa» romanı özeti

KÜÇÜK PAŞA (1910):

Ebubekir Hazım Tepeyran; «Küçük Paşa» romanıyla, toplumsal gerçekçilikle, köy romancılığımızın en güçlü gözlemini sergiler. Kendinden sonra geleceklere Türk Köy Romancılığının en başarılı ilk örneklerinden birini verir.

Niğdeli oluşunun, o yöreyi içinden tanıyışının büyük katkısı vardır. Anadolu’nun bir köyüyle İstanbul’da, 1887 – 1896 yılları arasında geçen romanın konusu kısaca şöyledir: İstanbul’a, bir paşa konağına sütannelik için getirilen Selime’nin oğlu Salih, konakta büyür.

Paşanın sevgisin kazanır. «Küçük Paşa» olarak çağrılır. Babasıyla annesi köylerine dönünce de onu manevi çocuğu sayan paşanın yanında kalır. Ancak bu güzel günler çok sürmez. Babası bir iftira üzerine annesini boşar, başka bir kadınla evlenir.

Annesi komşu köyde başka bir adama gider. Koruyucusu paşanın ölümü üzerine Salih’in konaktaki yaşamının sonu gelir. Köyüne gönderilen «Küçük Paşa» yalnız köy yaşamının yoksunluğuna değil üvey ananın eziyetlerine de katlanmak zorunda kalır.

Üvey babası onu istemez. Babası yeniden askere alınıp Yemen’e gönderilince horlandıkça horlanır. Hasta düşer. Öksürüklerinin arttığı bir gece, üvey ana onu kapı dışarı eder. Nereye gidecektir? İstanbul’da, Paşa’nın ölümünden sonra, paşanın karısı Naime Hanım genç biriyle evlenmiş, ilk çocuğu ölü olarak doğmuştur. İkinci çocuğuna gebe olduğu bir gece, rüyasında köy meydanında vahşi hayvanlarla boğuşan Salih’i görür.

Hemen Küçük Paşa’nın İstanbul’a getirtilmesini ister. Ama daha haber gelmeden sağlığı bozulur, ikinci çocuğu da ölü olarak, eli, ayağı parçalanıp alınır. Naime Hanım ise çıldırır. Bu sırada gelen telgrafta «Küçük Paşa» adı verilen çocuğu, «üç gün önce, köy meydanında kurtların parçaladığı» haber verilir. On bölümlük bir eserdir. (Özetli/Örnekli Türk Romanları, Seyit Kemal Karaalioğlu, sayfa 132, İnkılâp ve Aka Yayınevi, 1983)

KÜÇÜK PAŞA: Ebubekir Hazım Tepeyran’ın romanıdır. Anadolu’nun ücra bir köşesinden İstanbul’da bir konağa getirilen bir çocuğun başından geçenleri anlatır. Köyden ve köylülerin hayatından söz eder. Bu yönüyle roman, Nabizade Nazımın Karabibik adlı eserinden sonra köy konusunu ayrıntılarıyla işleyen önemli bir eserdir. Yazar, o yılların Anadolu köylerini anlatırken II. Abdülhamit yönetimine karşı olduğu için sık sık sosyal eleştirilerde bulunur. Yol, yakacak, askere alınma, hastalık, bakımsızlık, yoksulluk gibi sosyal sıkıntıları dile getirir. (LYS Hazırlık Okula Yardımcı Edebiyat Konu Anlatımlı Güvender Yayınları sayfa 432 Ekim 2009)

Ebubekir Hazım Tepeyran; «Küçük Paşa» romanı özeti