ARUZ ÖLÇÜSÜ NE DEMEKTİR

ARUZ ÖLÇÜSÜ

ARUZ ÖLÇÜSÜ

1.İslamiyet’in kabul edilmesiyle Arap ve İran (Fars) kültürünün etkisiyle aruz ölçüsüne geçilmiştir.

2.Aruz ölçüsü Araplardan Fars (İran) şiirine oradan da Türk şiirine geçmiştir.

3.Aruz ölçüsü, hecelerin açıklık-kapalılık (uzunluk- kısalık) bakımından uyumuna dayalıdır.

4.KAPALI HECE (UZUN HECE):Sessiz harfle biten hecelere denir. Örnek: ak, koş, ast, tart

  1. Türkçede bulunmayıp sadece Arapça ve Farsça kelimelerde a, u ünlüleriyle biten heceler, üzerinde uzatma işareti olan sesli harflerle biten heceler kapalı yani uzun hece kabul edilir ve çizgiyle ( – ) gösterilir. â-şık, ( _ _ )â-lim, ( _ _ ) î-cad, ( _ _ )  sû-ret ( _ _ )
  2. Sessiz harfle biten heceler, kapalı veya uzun heceler, uzun çizgi ( – ) işaretiyle gösterilir. Gelmiştik ( _ _ _ ) İl-ker,( _ _ ) siz-den, ( _ _ ) ır-mak, ( _ _ ) ört-mek ( _ _ )

7.AÇIK HECE (KISA HECE):Sesli harfle biten hecelere denir. Açık hecelere kısa de hece denir.

  1. Açık ya da kısa hece dediğimiz heceler nokta işaretiyle gösterilir. i-ri, a-sı-lı, i-ki

9.Son heceler sesli harfle bitse de uzun hece, kapalı hece kabul edilir ve uzun çizgiyle gösterilir.

11.Birinci mısrada kaçıncı heceler uzun kaçıncı heceler kısa ise öteki dizelerde de uzun ve kısa heceler aynı yere denk gelir.

12.TEF’İLE, TEF’İL: Aruz kalıbını oluşturan parçalardan her biri (failatün, falün vb.)

13.ARUZ KALIBI: Tef’ilelerin türlü biçimlerde yan yana gelmelerinden oluşan dizilişe denir. Kutadgu Bilig’in kalıbı: Fa’ûlün, fa’ûlün, fa’ûlün, fa’ûl; Fâ’ilâtün Fâ’ilâtün Fâ’ilâtün Fâ’ilün; mef’ûlü mefâ’ilü mefâ’ilü fa’ûlün

14.İmale, zihaf, ulama (vasl), med, kasr, sekt-i melih gibi aruz hataları vardır.

15.İMALE: Aruz ölçüsünde kısa hecenin uzun okunmasıdır. Çekme demektir, kapalı hece gereken yerde açık heceyi biraz uzatarak okumaktır, ünlünün altına kısa çizgi konur. Çevre yanımda gelip oturdular / Çev re yaa nım daa ge lip oo tur du lar, Dehân-ı gonceyi bâz et zebân-ı sûseni ter kıl (ikişer tane yazılan sesli harflerin olduğu yerlerde imale yapılmıştır.

16.ZİHAF: Aruz ölçüsünde uzun hecenin kısa okunmasıdır. Kısma demektir, ölçü zorunluluğuyla Arapça Farsça sözcüklerdeki uzun heceyi kısa okuma demektir. Örnek: Hâbgâh eyler gazâle pehlû-yı şîr-i neri / Nedir bu tali’ ile derdi Nef’î-i zârın Merhabâ ey âsi ümmet melcei / mer ha bâ ey â si üm met mel ce i (uzun okunması gereken si hecesi kısa okunmuştur.)

17.ULAMA: Vasl, bağlayış demektir. Sessiz harfle biten bir kelime ile ondan sonra gelen sesli harfle başlayan bir kelimenin birbirine bağlanarak okunmasıdır. Örnek: Hürr olmak eğer ister isen olma cihânın / Zevkında safâsında gamında kederinde (Hürr olmak kelimelerinin birbirine bağlanarak okunması ulama olmaktadır.) (Ziya Paşa)

18.KASR: Mâh, şâh, nigâh sözcüklerinin yerine meh, şeh, nigeh şeklinde okunmasıdır.

19.ARUZDA DURAK: Aruz ölçüsünde her küçük kalıbın bittiği yer bir duraktır, aruzda durak sözcüğün ortasında olabilir.

20.Bu harmanın gelir sonu kapıştırın giderayak

Yarın bakarsınız söner bugün çatırdayan ocak.

.-.-  / .-.- / .-.- / .-.- (mefâilün, mefâilün, mefâilün, mefâilün)

21.Ahmet Haşim bütün şiirlerinde aruz ölçünü kullanmıştır.

22.Yahya Kemal Beyatlı, sadece “Ok” şiirinde hece ölçüsünü kullanmıştır.

23.Tevfik Fikret, sadece “Şermin” adlı eserindeki şiirlerde hece ölçüsünü kullanmıştır. Bu kitapta çocuklar için yazdığı şiirler vardır.

24.Mehmet Akif, Tevfik Fikret, Yahya Kemal; aruz ölçüsünü Türkçeye başarıyla uygulayan şairlerdir.

25.Halk şairlerinden de aruz ölçüsünü kullananlar olmuştur. Aruzla yazılan halk şiirlerinin aruz kalıbına göre arı ayrı adları vardır: Divan, semai, kalenderi, selis, satranç, vezn-i ahar.