HZ MİKAİL SÜBHANE RABBİYAL ALA DİYENİ KABRİNDE ZİYARET EDER Mİ

“Pek Yüce Rabbim, tüm noksan sıfatlardan münezzehtir.” tesbihinin Arapça (Latince) okunuşu nasıldır?
​Ayrıca buna ilişkin bir rivayet vardır. Bunu doğrulayabilir misiniz? Şöyle ki: “Her kim pek Yüce Rabbim, tüm noksan sıfatlardan münezzehtir, tesbihini okumaya devam ederse, o kimse öldüğü zaman, Mikâil kendisine rahmet meleği ile hediye gönderir..
Hz. Peygamber (asm) Efendimiz, “Yüceler yücesi olan rabbinin ismini tesbih et” mealindeki ayet (Ala 87/1) nazil olunca, “Bu ayeti secdelerinizde tesbih olarak okuyun” buyurmuştur. (Müsned, 5/35, 94; Ebû Davud, Salat, 147)

Bu nedenle secdede Allah’ı tazim amacıyla en az üç defa سُحْاَنَ رَبِّيَ الْاعْلٰي Sübhane rabbiye’l-a’lâ demek sünnettir.

Soruda geçen konuya gelince konuyla ilgili bir rivayet şöyledir:

Denildiğine göre ilk olarak سُحْاَنَ رَبِّيَ الْاعْلٰي Sübhane rabbiye’l-a’lâ diyen kişi dört büyük melekten biri olan Mikail aleyhisselamdır.

Hz. Peygamber (asm) Hz. Cebrail’e şöyle sormuş:

“Ey Cebrail! Bana namazda veya namazın dışında; سُحْاَنَ رَبِّيَ الْاعْلٰي Sübhane rabbiye’l-a’lâ diyen kimsenin sevabını bildir.” Cebrail aleyhisselam şöyle demiş:

“Ey Muhammed! Bu sözü ister secde halinde, ister secde hali dışında söyleyen mümin erkek veya kadına mutlaka onun amel terazisine, Arş’tan, Kürsi’den ve dünyanın dağlarından daha ağır (sevap) konulur. Yüce Allah: “Kulum doğru söyledi. Ben her şeyden üstündeyim. Benim üstümde hiçbir şey yoktur. Ey meleklerim, Benim ona mağfiret ettiğime ve onu cennete koyduğuma şahitlik edin”, der. Bu kişi vefat ettiğinde, Mikail her gün onu ziyaret eder. Kıyamet günü olduğunda o kimseyi kanadı üzerinde taşır. Yüce Allah’ın huzurunda onu durdurur. “Ey Rabbim! Beni bunun hakkında şefaatçi kıl” der. Yüce Allah da: Seni ona şefaatçi kıldım, haydi onu cennete götür” diye buyurur.” (bk. Kazvini, Tedvin, 3/257-258; Kurtubi, Tefsir, Ala suresi ilk ayetin tefsiri)

Ancak bu rivayetin senedinde geçen Muhammed b. Hasen isimli ravinin güvenilir olmadığı ve rivayetlerin kabul edilmediği ifade edilmiştir. (Zehebi, el-Mizan, 3/520)