BELA VE MUSİBETLERDEN KORUNMA DUASI

Zararlardan Korunmak İçin Bir Duâ
Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:

«Bir kimse, bir konağa iner de, orada şu duayı okursa, oradan göçünceye kadar kendisine hiçbir şeyin zararı dokunmaz:

«أعُوذُ بكَلِمَاتِ اللّٰه التَّامَّاتِ من شَرِّ ما خَلَقَ»

“Allah’ın bütün kelimeleri ile yarattıklarının şerrinden zatına sığınırım.”»[15]

Sabah-Akşam Duâları
Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuştur:

“Her kim (akşamleyin) üç defa şu duayı okuyan kimseye, (o gece) sabaha kadar ona ansızın bir musibet gelmez. Kim de bu kelimeleri sabahleyin söylerse akşama kadar ona ansızın bir musibet gelmez:

«بِسْمِ اللّٰهِ الَّذِي لَا يَضُرُّ مَعَ اسْمِهِ شَيْءٌ، فِي الْأَرْضِ، وَلَا فِي السَّمَاءِ، وَهُوَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ»

O Allâh’ın ismiyle (akşamladım) ki, O’nun ismiyle birlikte (olana) ne yerde, ne de gökte hiçbir şey zarar veremez. O, hakkıyla işiten, çok iyi bilendir.”[16]

Yûnus (Aleyhisselâm)ın Duâsı
Sıkıntılı durumlarda okunması tavsiye edilen duâların başında, Yûnus (Aleyhisselâm)ın Kur’ân-ı Kerîm’de geçen duâsı gelir. Peygamber Efendimiz (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) bu duânın fazîleti hakkında şöyle buyurmuştur:

“Hiçbir Müslüman yoktur ki; bir şey için bu duayı yaptıktan sonra Allah Teâlâ duâsına icâbet etmesin.”

﴾لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ سُبْحَانَكَۗ اِنّ۪ي كُنْتُ مِنَ الظَّالِم۪ينَۚ﴿

“Senden başka hiçbir ilâh yoktur! (Haksız yere bir kuluna belâ vermekten ve beni kurtarmak dâhil herhangi bir şeyden âciz kalmaktan, uzaklık ve) tesbîh Sana! Gerçekten de ben (Senden izinsiz ümmetimi bırakıp hicret ederek kendimi tehlikeye arz ettiğim için, nefsine yazık eden) zâlimlerden oldum!”[17]

Mahmud Efendi Hazretlerimizin Tavsiyeleri
Mahmud Efendi Hazretlerimiz, daima zikir ve niyâz üzere bulunmayı tavsiye etmiş ve sıkıntılı dönemlerde özellikle şu tertibi tavsiye etmişlerdir: “Sıkıntılı zamanlarda, 450 kere

«حَسْبُنَا اللّٰهُ وَ نِعْمَ الْوَكِيلُ» ‘Hasbünallâhu ve Ni‘me’l-Vekîl’ zikrini okumaya devam edelim.”

Şifâ Duâsı
Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) hastalıklara şifâ için şöyle duâ etmiş ve ümmetine tavsiye buyurmuştur:

،اللَّهُمَّ رَبَّ النَّاسِ، مُذْهِبَ البَأسِ، اشْفِ أَنتَ الشَّافي، لا شافي إِلاَّ أَنْتَ»

«.شِفاءً لا يُغادِرُ سَقَماً

“Ey insanların, ıstırabları gideren Rabbi, Allâh’ım! Senden başka şifâ verecek yoktur. Buna, hiçbir iz bırakmayacak şekilde şifâ ver; şifâ veren ancak Sensin.” [18]