Hüseyin Rahmi Gürpınar Mürebbiye Romanı Özeti

Hüseyin Rahmi Gürpınar Mürebbiye Romanı Özeti
MÜREBBİYE (1897):

Hüseyin Rahmi Gürpınar; natüralist romancılığın özelliklerini ustaca bu romanında uygular. Yabancı mürebbiyelerin eğitim ve öğretimine bırakılan çocuklarımızın düşebileceği kötü durumları belirtmesi bakımından dikkate değer gözlemler getirmektedir. Dehrî Efendi, yaşlı bir zengindir. Yalısında oğlu Şem’i, kızı Melahat, damadı Sadri’yle birlikte oturmakta, bir cariyeden olma Nezahat ile Vâhip’e Anjel adında bir mürebbiyeden ders aldırmaktadır. Matmazel Anjel Parislidir; gerçekte bir tüccarın metresliğinde İstanbul’a gelip yerleşmiş, aşüfte bir kadındır. Az bir süre içerisinde yalıdaki erkekleri etkisi altına almasını bilir. Önce, Şem’i, sonra Sadri’yi, daha sonra da Dehrî Efendi’nin kardeşini tuzağına düşürür. Yalının kâhyası Edâ Kadın, durumdan şüphelenir. Sofa ışıklarının son zamanlarda erken söndürülmesi onu kuşkulandırmaktadır. Bir gece el ayak çekilince Kambur Amca’yı Anjel’in odasında görür. Kuşkusu artar. Şem’i ise sırılsıklam Anjel’e tutkundur. Kıskançlıktan amca-sıyla eniştesini bahçede dövmeye kalkışır. Aşçı Tosun da mürebbiyenin odasında nasibini alanlar arasındadır. Sıcak havalarda ise sevdalılarını korulukta kabul eder. Şem’i bunları öğrenince çılgına döner. Bir gece yarısı hançeri beline sokar. Sadri’nin Anjel’in odasında olduğuna inanmaktadır. Tüm gücünü toplayıp kapıya yüklenir. Kapı ardına dek açı¬lır. Her yanı araştırır. Dolabı açar açmaz, hayret! Aksakallı babası Dehrî Efendi’yi karşısında görür. (Özetli/Örnekli Türk Romanları, Seyit Kemal Karaalioğlu, sayfa 91, İnkılâp ve Aka Yayınevi, 1983)

Hüseyin Rahmi Gürpınar Mürebbiye Romanı Özeti