Müslüman bilim adamları ve bilim dünyasına yaptığı katkıları

İSLAM VE BİLİM
Robotlar,otomatik kapılar,yıldızların uzaklığını ölçen aletler, ve daha pek çok teknolojik aletler bundan yüzyıllar önce icat edilmiş ve insanlığın istifadesine sunulmuştur.Bilim ve teknolojinin gelişmesinde İslam dininin gösterdiği hedef insanlığın bugünkü dünyasına büyük katkısı olmuştur. Kuranda evrenin yaratılışı ,kainata var olan muhteşem düzen ve düşünmeyi ,araştırmayı emreden ayetlerin varlığı Müslüman bilim adamlarının temel hareket noktası olmuştur.

Bir milyon civarında kitabı barındıran "Darü'l-Hikme"yi (İlim Kültür Yuvası) kuran Emevi halifelerinden Muaviyedir. Yine 400 bin ciltlik bir kütüphane kurarak bilim adamlarını Kurtuba'da toplanması , önceki dönemlerde yapılan tüm bilimsel çalışmaları toparlayarak kaybolmasını önler. Daha sonra bu çalışmalar, Arapçadan Batı dillerine çevrilir. Endülüs Devleti'nin kurulması ile Musevi, Hıristiyan ve İslam kültür geleneklerinin buluşması, İspanya'yı bilim ve kültür merkezi haline getirir.

Avrupa skolastik düşüncenin etkisiyle Ortaçağın karanlık günlerini yaşarken Dünyanın yuvarlak olduğunu ve döndüğünü iddia eden bilim adamları öldürülürken Osmanlı Devleti zamanın en iyi bilim adamlarını İstanbulda topluyor ve onlara Medreseler açıyordu.Avrupalılar akıl hastalarını zincirlere bağlayıp mağaralarda ölüme terk ederken Osmanlı musiki ile bu hastalıkları tedavi etme yöntemini tercih ettiğini belirmemiz konunun anlaşılması için yeterli olacaktır.

Bilim tüm insanlığın ortak malıdır. Bilime 8-9. asırlara kadar Yunanlılar, Bizanslılar, İranlılar ve Hintliler gibi çeşitli milletler katkı sağlarken 9. asırdan 17. asra kadar Müslümanlar katkı sağlamış ve hatta büyük oranda geliştirmiştir. 17. asırdan sonra ise bilime hizmet sırası Batılı ülkelere geçmiştir. Dolayısıyla bilim tüm insanlığa ortaktır. Fakat, günümüzde insanlığın bu ortak mirasında Müslümanların yaptığı katkıların çok büyük oranda küçümsendiği veya bilinmediği de bir gerçektir.

Bilimin gelişmesinde müslüman bilim adamlarının görmezden gelinmesi ve yaptığı keşiflerin Avrupalılara maledilmesi sistematik bir propagandayı ve kompleksi işaret etmekle birlikte ,bundan habersiz olan günümüz müslüman camianın içine düştüğü durumu göstermektedir.

Aşağıda sıraladığımız Müslüman bilim adamları ve bilim dünyasına yaptığı katkılarının bir fikir vermesi açısından değerlendirilmesi bu konudaki eksikliğimizin giderilmesinde bir adım olacaktır.
Akşemseddin : Pasteur önce mikrobu bulan ilk bilim adamı. İstanbulun fethinin manevi babasıdır. Fatih sultan Mehmet' in Hocasıdır

Ali Bin Abbas : 1000 sene önce ilk kanser ameliyatını yapan bilim adamı. Kılcal damar sitemini ilk defa ortaya atan bilim adamıdır. Eski çağın en büyük hekimlerinden olan hipokratesin (Hipokrat) Doğum olayı görüşünü kökünden yıktı.

Ali Kuşçu : Ünlü Bir türk astronomi ve matematik bilginidir.
Ammar : İlk katarak ameliyatını kendine has biçimde yapan müslüman bilim adamı.

Battani : Dünyanın en meşhur 20 astrononumdan biri trigonometrinin mucidi, sinus ve kosinüs tabirlerini kullanan ilk bilgin.

Beyruni : Dünyanın döndüğünü ilk bulan bilim adamı Ümit burnu, Amerika ve Japonyanın varlığından bahseden ilk bilim adamı. Beyruni Amerika kıtasının varlığını Kristof Colomb'un Keşfinden 500 sene önce bildirmiştir. Matematik, Jeoloji, Coğrafya, Tıp, Felsefe, Fizik, Astronomi gibi dallarda eserler yazmıştır. Çağın En Büyük Alimidir.

Ebu Maşer : Med-cezir olayını (gel-git) ilk keşfeden bilgindir.

Fatih Sultan Mehmet : İstanbulu feth eden ve Havan topunu icad eden yivli topları döktüren padişahtır

İbni Sina : Doktorların sultanı. Eserleri Avrupa üniversitelerinde 600 sene temel kitap olarak okutulan dahi doktor. Hastalık yayan küçük organizmalar, civa ile tedavi, pastör' e ışık tutması, ilaç bilim ustası, dış belirtilere dayanarak teşhis koyma, botanik ve zooloji ile ilgilendi, Fizikle ilgilendi, jeoloji ilminin babası.

Piri Reis : 400 sene önce bu günküne çok yakın dünya haritasını çizen büyük coğrafyacı.

El-Kindi: Einstein'dan 1100 yıl önce 800 yılında, izafiyet teorisi ile uğraşır.
Harezmi, Hint rakamlarına sıfır rakamını ekleyerek bugün kullandığımız rakamları oluşturuyor.

Ahmet Fergani: Enlemler arasındaki mesafeyi hesapladığı gibi, Dünya’nın eksenindeki eğimi en doğru şekilde hesaplıyordu.

Ebubekir er-Razi: Cerrahide dikiş malzemesi olarak ilk kez hayvan bağırsağını kullanır.

Ebü'l-Vefa :Trigonometriye Sekant ve Kosekant kavramlarını kazandırır.

İbnü-l-Heysem :Optik biliminin öncüsüdür.


Osmanlı Devleti döneminde ise Bilimsel gelişmeler doruğa ulaşmıştır. Hazerfen Ahmet Çelebi, Lagari Hasan Çelebi gibi alimler, alanlarında tarihin ilk örnek çalışmalarını gerçekleştirmişlerdir.

Ebul İz El Cezeri :Su saatleri, otomatik kontrol düzenleri, fıskiyeler, kan toplama kapları, şifreli anahtarlar ve robotlar gibi, pratik ve estetik birçok düzeni tasarlayan ve bunların nasıl gerçekleştirileceğini anlatan “Kitab-el Hiyal” adlı kitabın yazarı olarak tanıyoruz.
Hazinî: Ölçü ve tartı teorilerine yaptığı katkı ile tanınır. Bilime yaptığı diğer bir önemli katkı da yerçekimi hakkındaki görüşleridir. Hazinî, Newton’dan 500 yıl önce, “her cismi yer kürenin merkezine doğru çeken bir güç” olduğunu söylemiştir.

Hârizmî :Birinci ve ikinci dereceden denklemlerin çözümleri, binom açılımları, çeşitli cebir problemleri ve miras hesabı gibi konuları incelemiştir


ALİ AYVAZ
DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ ÖĞRETMENİ